Yâni, yılın istişaresini yaptım.
Özetle, 'değerlendirmesini' yaptım.
Yazar olmak kolay görünse de…
Kendine göre zorlukları var…
Arapça, İngilizce, Fransızca, Lâzca…
Dilimize girmiş bir kere.
Ayıklayarak yazmak istesem eğer…
Konu uzuyor, dolambaçlı bir hâl alıyor.
Bu işin kestirmesi de yok.
Uğraşıp duruyoruz işte…
Kestirme dedim de…
Eski rallilerde çok duyardık bu mevhumu.
Rahmetli severdi bu tür işleri
Özellikle de iddialı yarışlarda.
Şimdi bakıyorum da…
Maşallah… Her alana yayılmış durumda.
Gençlik, kestirmeden şöhrete…
Dolayısı ile, paraya kavuşmak istiyor.
Batıyor, çıkıyor, bocalıyor…
Ama caymıyor. Cayacak durumda da değil.
Çünkü başka bir seçenek bilmiyor.
Çinliler şu yapay zekâyı piyasaya sürdüğünden beri
Kestirmeci, beleşçi, hülleciye gün doğdu.
Hepsi işini bu sisteme yaptırıyor…
Oluyor mu?.. Oluyor işte.
Ajda Pekkan bile üç nesil olarak ekranda.
O da kestirme kullanıp, çekime falan gitmeden…
Oturduğu yerden para kazanıyor.
Denen, yeni dünya düzeni bu imiş artık.
Harçlık biriktirip, sinemaya gidilen devirden…
Cepte her numaranın döndüğü çağa geldik.
Ne muhteşem… Evden çıkmadan, dünya insanı olmak.
Eski nesil olarak, bu nimetten doğru istifade edenleri kutlarım.
Çırakken koşarak yapılan işler artık tarih oldu galiba.
Bu dijital çılgınlığa da karşı değilim.
Dünya bu sayede tek tip yaşama hızla gidiyor.
Bir tek, tarım, hayvancılık, lokantacılık bu işlerin dışında kaldı
Konu nereden nereye geldi…
Asıl söylemek istediğimi unuttum sanki.
Başını alıp giden dijital teknolojiyi…
Ne terbiye edecek biliyor musunuz?..
'Su'.
Su sorunu.
Ceple meple hâllolmayan bir sorun.
Umarım, suyun kıymeti bilinir de…
Ona göre kullanılır.
Bence yılın özeti de budur.
Hayırlı seneler cümleten.