#Otomobil

RALLİ AJANSI - Otomobil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomobil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bosch Türkiye tarihinde bir ilk Haber

Bosch Türkiye tarihinde bir ilk

Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçisi Bosch Grubu’nun bir parçası olan Bosch Car Service, Türkiye’deki gelişim stratejisinde tarihi bir başarıya imza attı. Kars’ta kapılarını açan Akhanlar Otomotiv Bosch Car Service, markanın 81 ilin tamamında 385 şubesiyle hizmet verme vizyonunu gerçeğe dönüştürerek Türkiye genelindeki kapsayıcılığı üst seviyeye taşıdı. Bosch Car Service’in ulaştığı bu önemli dönüm noktasının Bosch’un Türkiye’deki yüz yılı aşkın köklü geçmişi için çok kıymetli olduğunu ifade eden Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı şöyle dedi: “Bu önemli başarının mimarları Bosch Car Service’lerde çalışanlar ve Bosch ekipleridir. Türkiye’nin her bir şehrinde aynı standart ve özveriyle çalışılması neticesinde 81 ilde markamız temsil edilebiliyor. Türkiye’nin her yerinde hizmet verebilmekten gurur duyuyoruz. Herkese çalışmaları için teşekkür ediyorum”. 2002 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen otomotiv tamir servis zincirlerinden biri olan Bosch Car Service, üç yıl önce 81 il vizyonuyla hareket ederek servis sayısını artırırken mevcut ağın kurumsal dönüşümü çalışmalarını da yoğunlaştırdı. Türkiye & Orta Doğu Bölge Direktörü Arda Arslan, bu gelişim süreciyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Bosch Car Service olarak hedefimiz, Türkiye’nin neresinde olursa olsun her bir araç sahibine dünya standartlarında, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak. Son olarak Kars’ta Akhanlar Otomotiv ile 81 ilin tamamına ulaşmış olmamız, bu vizyonumuzun ve Türkiye pazarına verdiğimiz önemin en somut göstergesi." Türkiye genelindeki servis noktaları, her marka ve model araca üretici garantisini bozmadan Bosch’un küresel kalite standartlarıyla bakım ve onarım hizmeti sunuyor. Türkiye’nin en yaygın bağımsız servis organizasyonlarından biri olan Bosch Car Service, genişleyen ağıyla birlikte teknolojik dönüşümü de ülkenin her köşesine taşıyor. Uzman ekiplerini küresel eğitimlerle destekleyen marka, Kars’taki yeni merkez de dahil olmak üzere tüm hizmet noktalarını Bosch’un dijital ekosistemi ve yüksek kalite standartlarıyla donatıyor. Bu sayede araç sahipleri, Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar araç üreticisi garantisi bozulmadan profesyonel servis hizmeti alabiliyor. 81 il vizyonu kapsamında, servislerin araç kabul alanlarından müşteri bekleme salonları ve atölyelerinin yenilenmesine kadar her aşamada iş ortaklarına destek veriyor. Arslan, servis standartlarını nasıl koruduklarını şu sözlerle detaylandırdı: “Tüm servislerimizin ihtiyacı olan teknik ve teknik dışı eğitimlere katılmasını sağlıyoruz. Ekiplerimizle saha ziyaretleri yaparak açık denetimler gerçekleştirirken gizli müşteri denetimlerimizin de sayısını artırdık. Dijital ekosistem projelerimizi hayata geçirerek servislerimizin operasyonel verimliliğini yükseltirken bu projelerle Bosch Car Service’lerde ağırladığımız müşterilerimize ‘Yaşam için teknoloji’ felsefemizle daha farklı hizmetler sunabiliyoruz”. Bosch, 81 ile yayılan bu büyüme yolculuğunda mobilite ekosistemindeki küresel birikimini ve teknolojik gücünü tüm iş ortaklarının kullanımına açıyor. Hizmet kalitesini standartlaştırmak adına; Bosch Mobilite Eğitim Akademisi’nin uzmanlık eğitimleri, yüksek kaliteli yedek parça çözümleri ve modern servis ekipmanları ağ genelinde bir bütün olarak sunuluyor. Dijitalleşmeyi odağına alan Bosch Car Service, Google entegrasyonuna sahip 'Benim Servisim Bosch Car Service' online randevu sistemiyle müşteri deneyimini kolaylaştırırken; B2B platformları üzerinden işleyen entegre sipariş sistemleriyle de operasyonel süreçleri çok daha verimli bir yapıya kavuşturuyor. Bu güçlü altyapı sayesinde araç sahipleri, Türkiye’nin her noktasında araç üreticisi garantisi korunarak dünya standartlarında profesyonel servis hizmetine ulaşabiliyor.

Yeni Audi RS 5 : Hibritte yüksek performans Haber

Yeni Audi RS 5 : Hibritte yüksek performans

Yeni Audi RS 5, Audi Sport'un ilk yüksek performanslı şarj edilebilir hibrit (PHEV) modeli olup, gerçek RS DNA'sına ve buna uygun yüksek ayarlı hibrit teknolojisine sahiptir. İster kanyonlarda virajları alırken ister otoyol maratonlarında koşarken, ister şehir içinde elektrik gücüyle süzülürken olsun, RS 5 her duruma çeviklik ve etkileyici hassasiyetle hakimdir. Konforlu günlük kullanımdan güçlü performansa kadar son derece geniş bir sürüş dinamikleri yelpazesini kapsar. Audi Sport'ta ilk kez, güç aktarma sistemi 375 kW (510 PS) güç üreten 2,9 litrelik çift turbo V6 motor ve 130 kW'lık bir elektrik motorunu bir araya getiriyor. Bunlara, çift valfli amortisörlere sahip özel RS spor süspansiyonu ve dünyada bir ilk olarak arka tekerleklerde elektromekanik tork vektörlemeyi sağlayan Dinamik Tork Kontrolü ile tamamen yeni bir quattro dört çeker sistemi eşlik ediyor. Yeni merkez diferansiyel, her zaman kısmen kilitli kalacak şekilde ön yüklemeye sahip olup, boylamasına tork dağılımını yönetir. Arka tekerleklerdeki enine tork dağılımı, torku milisaniyeler içinde tekerlekler arasında aktarabilen yeni bir diferansiyel tarafından sağlanmaktadır. Sonuç: son derece çevik, dengeli ve zahmetsiz bir sürüş. Audi CEO'su Gernot Döllner “A5 model serisinin yeni zirvesi, ilk yüksek performanslı şarj edilebilir hibrit modelimizdir. Dinamik Tork Kontrolü ile yeni geliştirilen quattro dört çeker sistemimiz, seri üretim bir otomobilde dünyanın ilk elektromekanik tork vektörleme sistemi. İçten yanmalı motor ve elektrik gücü arasındaki sofistike teknik etkileşim, Audi'de performansı ve verimliliği yeni bir şekilde bir araya getiriyor. Müşteriler hem en üst düzey sportifliği hem de günlük konforu deneyimleyebilirler” dedi. Audi Sport Genel Müdürü Rolf Michl ise şunları ekledi: “ RS 5 ve yenilikçi sürüş konsepti, RS modellerimiz için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Müşterilerimizin sevdiği sürüş özelliklerine yeni bir dinamizm seviyesi getiriyor ve tamamen elektrikli sürüş ve yenilikçi teknolojiler sayesinde günlük kullanım değerini daha da artırıyor. Gerçek RS deneyiminin yeni bir yorumu.” Audi RS 5, motorsporları performansını yollara taşıyor. Temel model A5'ten her iki uçta yaklaşık dokuz santimetre daha geniş olan ve genişletilmiş çamurluklara sahip olan araç, kaslı bir duruş sergiliyor. Ön kısımda, petek ızgaralı üç boyutlu Singleframe ve hava akışını kontrol eden Air Curtains ön plana çıkıyor. Arka kısımda ise aerodinamik difüzör ve RS spor egzoz sisteminin mat oval egzoz uçları sportif bir görünüm sağlıyor. Hem gündüz hem de gece, karartılmış Matrix LED farlar ve damalı bayrak tasarımındaki dijital gündüz sürüş farı imzası, aracın amaca yönelik görünümünü pekiştiriyor. Yüksek performanslı PHEV, modüler elektrikli güç aktarma sistemine sahip ilk seri üretim RS modelidir: Dinamik Tork Kontrollü quattro. Kalbinde, geliştirilmiş 2,9 litrelik çift turbo V6 motor, 130 kW güç üreten bir elektrik motoru , hibrit sekiz vitesli şanzıman ve elektromekanik tork vektörleme özelliğine sahip tamamen yeni bir arka aks bulunuyor-bu, seri üretim bir modelde dünyada bir ilk. Bir aktüatör, aşırı hız dişlileri ve bir diferansiyel, arka tekerlekler arasında torku akıllıca aktarmak için bir araya geliyor. Bunu neredeyse tamamen değişken olarak ve sürüş durumuna bağlı olarak yapıyorlar. Bir kontrol ünitesi, arka tekerlekler arasındaki optimum tork dağılımını her 5 milisaniyede bir-200 Hz frekansında-yeniden hesaplıyor. Tork vektörleme sistemi daha sonra bunu anında ve hassas bir şekilde uyguluyor. Basitçe söylemek gerekirse, elektromekanik tork vektörleme, bir performans orkestrasını yöneten ve müşterilerin daha önce hiç olmadığı kadar sürüş keyfi ve güvenliği yaşamasını sağlayan görünmez bir şef gibi. Tüm süspansiyon bileşenleri arasındaki hassas etkileşim, Audi RS 5'in sürüş özelliklerini tanımlar. Öne çıkan özellikler: optimize edilmiş ve RS'ye özgü ön ve arka akslar, yenilikçi çift valfli amortisörlere sahip RS spor süspansiyonu, RS ayarlı direksiyon, özel olarak tasarlanmış lastiklerle donatılmış büyük 20 ve 21 inç jantlar ve güçlü çelik veya seramik frenler. Çift valf teknolojisi, amortisörlerin hem çok konforlu bir sürüş hem de son derece sportif bir sürüş deneyimi sunmasını sağlar. Bu, öne ve arkaya doğru salınımı belirgin şekilde azaltır ve amortisörlerin değişen yol koşullarına çok hızlı tepki vermesini sağlar. Yeni RS 5 Avant ve RS 5 Sedan için sunulan opsiyonel Audi Sport paketi, sportifliğin zirvesini temsil ediyor. Özel tasarım, dinamik ön ve arka tamponlar ile mat vurgulara sahip iki tonlu elmas kesim hayalet siyahı 21 inç jantlar gibi ayrıcalıklı unsurlar ekliyor. RS spor egzoz sistemi ve 285 km/s'ye yükseltilmiş azami hız, daha da fazla performans sağlıyor. Özel iç mekanda ilk kez Serpentine yeşili ve pirinç renkli kontrast dikişler bulunuyor. Paket ayrıca Bedford yeşili metalik boya da dahil olmak üzere geniş bir kişiselleştirme seçeneği yelpazesi sunuyor. Bronz renkli kaliperlere sahip RS seramik frenler ve karbon kamuflaj unsurları görünümü tamamlıyor. Yeni Audi sürüş deneyimi fonksiyonu standart donanım olarak sunuluyor. Bu özellik, kullanıcıların 14,5 inçlik MMI dokunmatik ekranda görüntülenen rotaların ayrıntılı analizini görmelerini sağlıyor. Yarış pistinde ayrıca sektör sürelerini analiz edip kaydedebiliyorlar. RS tork arka sürüş modu kullanıldığında, sistem elde edilen drift açısı gibi istatistikler de sunuyor. Almanya'da, 470 kW sistem gücüne sahip Audi RS 5 Sedan 1, 106.200 Euro'dan başlayan fiyatlarla, RS 5 Avant 2 ise 107.850 Euro'dan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Yeni modeller Almanya'nın Neckarsulm kentinde üretiliyor. Avrupalı ​​alıcılar için sipariş defterleri 2026 yılının ilk çeyreğinde açılacak ve teslimatların 2026 yazında başlaması bekleniyor .

Lastikler, nasıl daha sessiz oluyor? Haber

Lastikler, nasıl daha sessiz oluyor?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), trafik gürültüsünü Avrupa'nın en büyük ikinci çevresel sağlık riski olarak sınıflandırıyor. Türkiye’de de durum farklı değil. Yerleşim alanlarının yüksek hız sınırına sahip yollara yakın konumlanması ve yaşam alanlarının iç içe geçmesi, gürültü sorununu her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Bu nedenle, trafik kaynaklı genel gürültü emisyonlarını azaltmak hayati önem taşıyor. Trafikte gürültü sorununa değinen Continental Lastik-Araç Etkileşimi Departmanı Başkanı Achillefs Tsotras, doğru lastik seçiminin bu konudaki önemine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Günümüzde gürültü kirliliğinin önemli kaynaklarından biri de lastik yuvarlanma sesi. Özellikle otomobillerden, otobüslerden ve teslimat araçlarından kaynaklanan trafik gürültüsü, insanlar ve çevre için büyük bir yük teşkil ediyor. Sadece korna ya da motor sesi değil, lastik yuvarlanma sesi de en az onlar kadar rahatsız edici olabiliyor. Continental olarak ContiSilent teknolojimiz ve yenilikçi sırt tasarımlarımızla, güvenlikten ödün vermeden yuvarlanma gürültüsünü aktif şekilde azaltıyoruz. Bu sayede her yolculuğu fark edilir derecede sessizleştirerek sürücülere, yayalara, mahalle sakinlerine ve çevreye aynı ölçüde fayda sağlıyoruz.” Tsotras şöyle devam ediyor: “Düşük hızlarda motor sesi daha baskınken, lastik gürültüsü genellikle orta hızlardan itibaren belirgin hale geliyor. Continental olarak, genel trafik gürültüsünü azaltmaya ve araç içi konforu artırmaya katkı sağlayan, son derece düşük yuvarlanma gürültüsüne sahip lastikler geliştiriyoruz. Bu başarıyı, yenilikçi teknolojilerimiz ve özel sırt tasarımlarımız sayesinde elde ediyoruz.”

ZF ve BMW anlaşma imzaladı Haber

ZF ve BMW anlaşma imzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030'lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor. ZF CEO'su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.” İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor. ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP'yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.” ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Maserati McPura Cielo Frozen Magma Haber

Maserati McPura Cielo Frozen Magma

Bu etkileyici senaryoda, Trident'in özel modeli, özel Ai Aqua Rainbow parlak gövde rengi sayesinde hemen dikkatleri üzerine çekti: ışık altında renk değiştiren, buzdağının kristal berraklığındaki yüzeyini çağrıştıran yanar döner bir boya kaplaması. Bu parlak soğuk tabanla tezat oluşturan özel parlak turuncu detaylar, sıcaklık ve enerji iletiyor. Turuncu rüya çizgisi görünümü, bagaj kapağındaki turuncu Trident logosu, dış amblemler, Maserati yazısı ve Cielo amblemi, karlı manzaraya karşı öne çıkmak üzere tasarlanmış cesur ve ayırt edici grafik öğeler haline geliyor. Parlak siyah alt ön paneller ve 20 inçlik Cyclonic parlak siyah Fuoriserie jantlar, turuncu fren kaliperleri, uyumlu turuncu jant göbek kapakları ve Trident detaylarıyla kontrast daha da artırılıyor. İç mekânda da aynı estetik gerilim, titizlik ve ayrıcalık arasında yansıtılıyor. Siyah Alcantara, lazerle işlenmiş Chevron grafik detayları, turuncu arka plan ve koltuk başlıklarına işlenmiş Trident ile hem teknik hem de duygusal olarak etkileyici bir ortam yaratırken, turuncu dikişler görsel bir leitmotif olarak iç mekan boyunca uzanıyor. Karbon fiber dekoratif kaplama, otomobilin yarış karakterini vurguluyor ve "Maserati Fuoriserie-THE I.C.E." yazılı özel bir İç Mekan Rozeti ile tamamlanıyor. "2026-Tek Örnek", bu modelin mutlak benzersizliğini onaylamak için lazerle işlenmiş ve basıldı. Patentli ön odacık teknolojisine sahip ikonik 630 hp V6 Nettuno motoruyla güçlendirilen McPura Cielo - Frozen Magma, karboseramik frenler, Süspansiyon Kaldırıcı ve kapsamlı bir sürücü destek paketi de dahil olmak üzere zengin bir dizi opsiyonel özelliğe arıca, bütünsel ve sürükleyici bir sürüş deneyimi için gelişmiş Sonus Faber Premium ses sistemine de sahip. McPura Cielo-The I.C.E. 2026'nın yanı sıra, The I.C.E. Village ayrıca McPura Coupe ve Cielo, GT2 Stradale, GranTurismo Meccanica Lirica One-Off ve GranCabrio Meccanica Lirica One-Off modellerini de sergiliyor. Seçili modeller ayrıca heyecan verici etkinliklere de katılacak. Maserati'nin yüzüncü yıl kutlamalarının bir parçası olarak, donmuş göl üzerinde dinamik deneyimler yaşanacak. Concours d’Elegance kapsamında, klasik, sportif ve lüks iki ikonik Maserati modeli donmuş gölde boy gösterecek: bir Maserati 300S ve bir Maserati 4CLT; markanın sportif ruhunu ve motor sporlarıyla olan derin köklü bağını ifade eden eşsiz, zamansız araçlar. Bu göz alıcı etkinlik, Maserati logosunun (Bologna'daki Neptün Çeşmesi'nden esinlenerek Mario Maserati tarafından tasarlandı) ve markanın ikonik Tipo 26 ile Targa Florio'daki yarışa ilk çıkışının 100. yılını kutlayan Trident Yılı'nın bir parçası. Tipo 26, sınıfında hemen zafer kazanmış ve uzun bir zafer ve sportif dönüm noktası serisinin başlangıcını işaretledi. Maserati COO'su Santo Ficili şunları söyledi: “Mcpura Cielo - Frozen Magma ile, Olağanüstü bir otomobil yaratmadan önce bile bir duyguyu şekillendiriyoruz. Bu Fuoriserie projesi, St. Moritz gibi eşsiz bir ortamla diyalog kurmak, çağdaş lüks vizyonumuzu şekiller, renkler ve malzemeler aracılığıyla yorumlamak, el işçiliği, performans ve mirasa dayalı olarak ikonik bir modeli eşsiz bir sanat eserine dönüştürmek amacıyla tasarlandı. McPura Cielo - Frozen Magma, Bottegafuoriserie programının bir parçası ve bu program aracılığıyla, tarihimizden ve vizyonumuzdan yola çıkarak zamansız, ısmarlama araçların yaratımını yükseltmeyi, her bir otomobilimizi İtalyan mükemmelliğinin ve saf performansın gerçek bir sembolü haline getirmeyi amaçlıyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.