Gözetmen

Haber Giriş Tarihi: 08.07.2014 23:59
Haber Güncellenme Tarihi: 08.07.2014 23:59
http://www.ralliajansi.net.tr
Metin Başkan, ?yazıyor?.. Artık, kendisi mi yazıyor.. Ya da başkası mı, bilemem.. Ama yazıyor ve bu, yayınlanıyor. Nerede derseniz, adres belli; Federasyonun sitesinde.. ?Start Finiş? adlı sanal dergilerinde.. Bu sayede biz de öğrenebiliyoruz.. Bazı gerçekleri ve rakamları.. Bu sayede bir araya getirebiliyorum.. Tablonun bazı parçalarını. Misal, ?gözetmenler? konusu.. Başkan?ın en çok üzüldüğü.. Bence, ?kanayan yarası?.. Gözetmenleri, göz ettiniz mi hiç? Görev başında ne yaptıklarını.. Ne yiyip ne içtiklerini.. Kaç saat görev aldıklarını.. Ve, karşılığında ?ne? aldıklarını.. Hak edişlerini ise ?ne zaman? alabildiklerini? Onlar, bu sporun ?tabanı? olan insanlar. Yok farz edin bir an için.. Tek bir gözetmeniniz dahi yok! Ne yapabilirsiniz? Ya da, ne yapamazsınız? Hiç bir halt yapamazsınız! Onlar, bu sporun olmazsa olmazlarındandır.. Yarışçılar gibi, hakemler gibi, kulüpler gibi.. Olmazlarsa, yarışlar olmaz, olamaz.. Etapların güvenlikleri sağlanamaz.. Yolda kalandan kimsenin haberi olmaz.. O kadar önemliler ama o kadar da önemsenmezler.. Misal, yarıştan bilmem kaç saat önce.. Sabahın kör bir saatinde bir yerlerde toplanırlar.. Etaplara götürülürler.. Henüz daha yarışçılar üzerinde pireler uçuşurken.. Onlar, bu kör saatlerde görev alanlarına dağıtılırlar.. Sanmayın ki, omuz omuza, sohbetle geçer zamanları. Kiminle yapacaklar sohbeti? Kime dayayacaklar omuzlarını? ?Tek? başlarına bırakılırlar, ormanın bir yerine.. İkisi arasında en az 300-500 metre mesafe ile.. Ellerinde bir telsiz varsa, ne ala! Birbirleri ile konuşur veya şakalaşırlar.. Bir de torba tutuşturulur ellerine, yine sabahın köründe.. İki adet yarım litrelik su, bir adet kutu meyve suyu.. Bir adet elma ve bir adet sandviç.. Kuru peynir olmasın diye arasına marul konulursa ne ala.. Ki, o da sandviçi eder mi vıcık vıcık.. Adı, ?kumanyadır? ve günün ?tek? katığıdır. Sabahın köründen, akşamın körüne değin.. Nasıl ki yarış başlamadan saatler önce etaba bırakılırlarsa.. Aynı şekilde de, ancak yarış bittikten nice sonra toplanırlar.. 10?u kesin, küsurunu siz ekleyin, saatlerce ormanda tek başına.. Gencecik delikanlılar.. Gencecik genç kızlar.. Aklım ermez bazen.. Babalık damarım sorgular; Bu çocuklara bu iş nasıl anlatılır ki, gelirler buralara? Çekilesi çile değil. Sevgi desen, batsın bu sevgi denir. Üste alacakları para ise, komik ötesi.. 20-40-50.. O da, ne zaman alabilinecek ise.. Yani, bu gençlerin, gözetmenlik yapmaları için geçerli tek akçeleri.. Bu spora gönülden bağlı olmaları ama.. Çoğunlukla da ?arkadaş? iteklemesi ve de zaman geçirmek.. Sosyal olmak, aktifleşmek.. Ki, bunları bizzat onlarla yaptığım.. Nice sohbetlerde bizzat duymuşumdur.. Hepsi, yüksek okullarda okurlar.. Pek çok keresinde, ?otomotiv mühendisliğinde? okuyana denk geldim.. Onlara daha çok hak veririm; konuları yabancı değil.. Ama, tarım okuyanı var, ne alaka ise.. Fizik, kimya okuyanları var, otomobille kel alaka.. Bu yüzden, gözetmenlik nedenini çok anlayabilmiş değilim. Har vurulup harman salınan bir gençliktir bu. Hep aynı kişiler, göz aşinalığı yaptığı gibi.. Çok farklı ve ilk kez gelenleri de çoğunlukta. Federasyon, ?binlerce? der, gözetmen sayısını.. O kadar çok gözetmen var, hatta olmak isteyen adaylar daha da çok! Bu yüzden her sezon öncesi eğitim açılır, onlara, yenileri gelsin diye.. Hani, 30-50 lira günlük ?harcırahları? var ya, almaları gereken.. Onları da alamazlar bir türlü, nedense.. Başkan, ?buna çok ama çok üzüldüğünü? yazdı son baş yazısında.. Dokunaklı cümlelerdi, kim dizdi ise tebrik ederim. Cepheye sürülen askerin sırtının sıvazlanması gibi.. Hep, sırt sıvazlama. Ama kimse düşünmez, şartları nasıl iyileştirir diye. Başkan, ?devletten tek kuruş almadan yarı sezonu geçtiklerini? yazdı. Devletten tek kuruş almadan, 1,5 trilyon para çevirmişler, yarı sezonda. Ne âlâ!.. Demek ki kasa hiç boş kalmamış.. Ama; Ne hikmetse, hep çocukların ?sakız paraları? söz konusu oldu mu, boş geçilmiş. Yani, kadrolu herkese maaş var, takır takır (umarım).. Her hafta sonu yarışlara seyahatler gani gani.. Sanal dergilere ödemeler düzenlidir mutlaka.. Ama, gözetmenlere ?kuruş? yok! Kaç para derseniz, toplasan yarı sezon bütçesi 100 bin belki eder.. Hadi, 150 olsun. 1,5 milyon nire, 150 bin nire.. 100?de biri. Bütçeyi denkleyen arkadaş, neden bu gençleri düşünmez acaba.. Piyasaya ödemeyi geciktirsen bir iki hafta, çıngar çıkarırlar.. Gençleri 6 ay sallasan, gariplerin sesi duyulmaz. Şöyle bir ?teori? geliştirdim, doğru yanlış benim boynuma.. Diyorum ki, bu harcırahlar ?bilerek? geciktiriliyor.. Nasıl mı? Açayım.. Harcırahların aslında devlet ödeneğinden ödenmesi gerekiyor. Ama devlet, federasyona ?kuruş? koklatmıyor ya.. Biriken harcırahlar, Genel Müdürlüğe karşı ?koz? olarak tutuluyor. Verirsen ödeneği, öderiz harcırahları. Yanlış mı, yalan mı? Aksi olsa, 1,5 milyon lira bulup ta her bir şeye ödeme yapanın.. Yüzlerce gencin 150 bini geçmeyen harcırahlarını bir çırpıda ödemesi lazım. Dedim ya, bu benim ?teorim?, kimseyi töhmet altına sokmak istemem. Hatta, belki de, federasyon politikası, doğru ya da yanlış. Ama gençlere büyük haksızlık. Ve bu, öyle.. ?Çok üzülmek? ile geçiştirilecek bir konu değil. Bir an önce, çocukların harcırahların tamamen ödenmesi gerekir. Her şeye para bulabilen bir yönetim, buna da ve acilen bulmalıdır. Bilemiyorum, bu ve benzer konular, sorunlar.. Gözetmenler arasında ne gibi rahatsızlıklar yaratıyor? Durumdan memnun olmayan ve görev almayan kaç kişi var? Misal, son örnek, İstanbul Pist Yarışı. Gençler, İstanbul Park?taki yarışlar havuç gösterilerek tavlanıyor. Formula?da bayrak sallamak, ERC?de görev almak vs.. İstanbul?da yarış, İstanbul Park?ta görev, cafcaflı ama.. Ankara?dan gözetmen gelmesi.. Ne perhiz ne lahana turşusu diye laf var.. İstanbul?da gözetmen kalmadı mı? Ya da, görev aldırılamıyor mu? Ankara, mecburiyetten mi geldi, İstanbul?a? Bunun için bir kaçış yolu sunayım, yorulmayın siz.. 'İstanbul dışı illerdeki gözetmenlere de tecrübe kazandırma fırsatı.' Nasıl, geçer akçe değil mi? Ya da, iyi bir bahane.. İster İstanbul, ister Ankara.. Hatta, ister Antalya.. Nereden getirirsen getir ama görev verdiğin çocukların haklarını.. Zamanında öde, sevgili Metin. Üzülmek, ödeme metodu değildir.